EPİSTEME ve HAKİKAT

Batı düşünce tarihinde gerçeklik ve hakikat kavramları hususiyle teoloji ve felsefede aynı anlamlarda kullanılmıştır. Hristiyan felsefesinin erken dönem ilahiyatcıları istisna edilecek olursa batı düşüncesinde mutlak hakikat kavramı kuşku uyarmıştır. Litaratürü uzun uzadıya tetkik etmek yazının sınırlarını aşacaktır. Bu yazıda benim yapmak istediğim, İslam düşüncesindeki hakikat kavramıyla Fransız düşünür Michel Foucault’un episteme kavramını karşılaştırmaya çalışmaktır.

Foucault ilkçağ Yunan felsefesinde ‘doğru ve bilimsel bilgi’ anlamındaki episteme kavramına farklı bir anlam kazandırmıştır. Foucault tarihte üstü örtülmüş deneyim ve kavramların soykütüğünü çıkarırken kazıbilimsel bir yöntem kullanmıştır. Episteme, sosyal ve bireysel bilinci kuşatıp sınırlayan bir ağdır. Söylem dağarını oluşturan külli bir yapıdır. Toplumun ve bireyin söyleme – yaşama – algılama –kavrama çerçevesini çizer. Foucault zaman ve duruma bağlı göreceli tarihsel düşünce ve toplum yapılarının olduğunu ve bunların mutlak olmadığını savlamıştır. Episteme her dönemin kendine özgü içtimai şartlarınca belirlenmiş düşünce yapılarıdır. Epistemenin ideoloji ve paradigma kavramlarıyla anlam benzerliği vardır. Sonuç olarak tarih boyunca üretilen bütün bilgi yapıları epistemedir. Dilsel, tecrübi, nazari ve kavramsal  bütün düşünce yapıları hakikat değildir. Foucault’a göre mutlak hakikat zaten yoktur.

Kültürel görecilik bu anlayışı besleyen bir düşünme türüdür. Bu anlayışa göre gerçeklik duygumuzun bir kurgu olduğu ve toplum yapısında hakim olan söylemlerin bu yapıyı oluşturduğu savlanır.

Sonuçta kurallar, hukuk, ahlak vesaire gibi yapılar izafidir mutlak değildir.

İslam düşüncesindeki Hakikat kavramı tam olarak Foucault’un episteme kavramının karşısında durmaktadır. Hakikat, birliği ve kesinliği olan anlamlar manzumesidir. İslam düşüncesinde insan hakikati kavrayabilir, idrakine erebilir bir yapıda yaratılmıştır. Hakikat gündelik vakıa ve oluşların ötesinde daha aşkın ve kapsayıcı bir anlama sahiptir. İnsan kendi çabası ve donanımıyla hakikati bulamaz. Hakikat Allah tarafından insanlardan seçtiği elçileri vasıtasıyla bildirilir. Verilen(vehbi) dir. Kazanılan(kesbi) değildir. İnsan başı boş değildir. Heidegger’in zannettiği gibi varlığın içine fırlatılmış değildir. Eşrefi mahlukattır, Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. Sorumlu, ahlaki bir varlıktır.

Modernite, “görece etik” denilen bir yaşama pratiğini öngörmektedir. İnsan için neyin iyi ve doğru, nelerin kötü ve yanlış olduğunu belirleyecek mutlak ahlaki değerler olmadığını  savunmaktadır. Ahlaki değerlerin izafi olduğu, kişilere toplumlara çağlara göre değiştiğini, mutlak olmadığını savlamaktadır.

İslam düşüncesinde insan sorumlu bir varlık olduğu için mutlak bir ahlakla mükellef kılınmıştır. Vahiy vasıtasıyla insan kainatın mahiyetini, varlığın anlamını kendi değer ve konumunu öğrenir. Kendisine verilen cihazatın hikmet-i vücudlarını kavrayarak Yaratıcıya muhatap olduğunu ve yaşamın bir hakikati olduğunu anlar. Bir uluhiyet hakikatinin varlıkta hükümferma olduğunu ve kendisinin de ubudiyetle bu hakikate karşı mukabelede bulunması gerektiğinin bilincine varır. Anlamsız yaşamaktan, kafa karışıklığından, izafilikten kurtulup bütün mevcudatla bir nevi bağ kurarak bütünlük duygusuna kavuşur. Böylelikle vazife-i fıtratını eda eder.

Not: Gerçeklik ve hakikat ayrımıyla ilgili ufuk açıcı tahliller için bakınız;

Sözün Düşüşü– Jacques Ellul- PARADİGMA YAYINLARI

 

KAYNAKLAR:

  • Felsefe Sözlüğü-Bilim ve sanat yayınları
  • Sosyoloji sözlüğü- Bilim ve Sanat yayınları

 

MİNİ SÖZLÜK:

Külli                      : bütüncül

İçtimai                  : sosyal

Mutlak                 : kat’i şüphesiz.Asla bir şarta bağlı olmayan

Nazari                  : teorik,görünüşe ait

İzafi                      : değişken, göreceli

Hikmet-i vücud   : varolma nedeni

Uluhiyet              : Yaratıcı’nın olması

Ubudiyet             : Yaratıcı’ya kulluk yapma, ibadet

Vazife-i fıtrat       : yaratılmış olmanın doğal sonucu olan kulluk görevleri.

Etiket(ler): , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir