ÖLÜM, TOPRAK ve MELEKLER

Ben artık korkmuyorum, her şeyde bir hikmet var

Gecenin sonu seher, kışın sonunda bahar.

Belki de bir bahçeyi müjdeliyor şu duvar,

Birer ağaç altında sevgilimiz, annemiz

Gece değmemiş sema, dalga bilmeyen deniz,

En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz

Ümitler içindeyim, çok şükür öleceğiz…

Ziya Osman Saba (1910-1957) yukarıdaki şiirinde ölümün zahiren soğuk ve ürpertici görünen yüzünü, ümitli bir yolculuğun başlangıcı gibi resmetmiş. Kuşkusuz ahirete inanan insanlar için ölüm bir başlangıçtır. Ölüm başka sonsuz bir aleme gitmek ve iman vesikasıyla saadet yurduna girmek için bir terhis teskeresidir. Dünyanın dar, sıkıcı, boğucu gürültülü ortamından, ahiret yurdunun ferah, dingin, asude, huzur dolu yamaçlarına tatlı bir geçiştir. Yüce Yaratıcı bizi hayata mazhar ettiği gibi ölüme de mazhar edip, yepyeni bir maceraya doğru götürmektedir.

Öldükten sonra, Yüce Yaratıcının cemal ve rahmetine büyük bir mikyasta  ayinelik yapan, hamiyetli annemiz toprağın bağrına sığınmak ne kadar güven verici!.. İçine giren hiçbir şeyin başıboş kalmadığı, Allah’ın sanatlarının işlendiği, bu faal fabrikaya, bedenimizi emanet etmek hiç de korkulacak bir şey değil. Demirden, taştan, tunçtan değildik ki! Etten, kemikten, kandan mürekkep,  her an dağılmaya, erimeye müsait bir yapıdaydık.

Korkmadan bırakalım kendimizi toprak annemize!

Hiç merak etmeyelim. Melek İsrafil’in sura üfüreceği ana kadar toprak annemizin kollarında güven içindeyiz.

Bedenimiz güvenli ellerde,  ya üstüne titrediğimiz ruhumuz ne olacak?.. Emin bir ele teslim edebilecek miyiz? Evet, o emin el melek Azrail’dir. Ruhumuzu teslim alan ölüm meleği. Bütün orjiniyle, hatıralarıyla, donanımıyla ruhumuzu muhafaza edip bir şekilde bize iade edecek olan melek Azrail. Meleklere iman rüknünün bu ferdine minnettar olmamak, onu sevmemek mümkün mü?

Her şeyimiz olan ruhumuzu böyle emin bir ele teslim etmek ne kadar güven verici.

Toprak annemizin kollarında beklerken tam da, bu karanlık soğuk, dar, kimsesiz kabirden korkmaya başlarken, Münker ve Nekir taifesinden iki mübarek arkadaş çıkıp gelirler. Bizimle güzel bir münazaradan sonra, yüce ve geniş alemleri gösteren pencereleri açıverirler. Ruhumuzun tam bir özgürlük için de kuşlar gibi uçarak seyeran etmesi ne kadar güzel!

Mahşer için sura üflendiğinde, dünyadaki eylemlerimizi kaydeden Kiramen Katibin meleklerinin güven verici tutanaklarıyla bütün bir hayatımızın hesabını vermek. Defterimizi sağ elimize veren melekle beraber, bizi cennete götürecek yola revan olmak ne kadar güzel. Sonuçları ne kadar tatlı ve güven verici! Cennetin kapısında bizi selamla karşılayan Rıdvan meleklerine, bizimde mukabil bir selamla, ebedi kalacağımız yurdumuza girmemiz inanılmaz sevinç ve sürur verici.

Sonuç olarak her konuda güvenli, emin melekler işlerimizi görecek, bizim yokluktan, abesiyetten, anlamsızlıktan kurtulmamıza vesile olacaklar.

Azrail, Kiramen Katibin, İsrafil, Münker Nekir, Rıdvan melekleri selam olsun sizlere! İyi ki varsınız! Şükürler olsun Yüce Yaratıcıya ki, sizleri bize tanıttırmış. İman hayata hayat olunca,  ölüm de güzel, kabir de güzel! Her şey çok güzel olacak. (inşallah)

Hazır mısınız?..

Etiket(ler): , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir