VİCDAN, SÜPEREGO ve FITRAT

İnsan kendi üzerine düşünebilen tek canlıdır. Kendilik duygusu varolduğumuzun bilincinde olduğumuzu gösterir. Bilinç (şuur) hayatın en üst düzey tezahürüdür. Adeta bütün bir yaratılış süreci bilinci ortaya çıkarmak için tasarlanmış gibidir. Yüce Yaratıcı kendini, eserleriyle tanıyacak, sanatının bütün inceliklerini kavrayacak, merhametini sevgisini hissedip algılayacak bir varlık murad edince ona bilinci vermiştir…. Continue reading

Yasama, Yürütme ve Yargıda Çoğulculuk ve Çoğunlukçuluk Uygulamaları

Demokrasi, Abraham Lincoln’ün tabiri ile “halkın, halk tarafından, halk için yönetilmesi”dir[1] ve bu yönetimin de, “iktidar”ı tecezzi şekli esas alınan  Montesquieu’den beri -asla diktatoryaya dönüşmesin diye- yasama, yürütme ve yargı şeklinde üçe ayrılması bir genel kabul halini almıştır. Demokrasiyi oluşturan bu erklerde meşruiyetin kaynağı halkın temsili önemlidir ki buna demokratik meşruiyet… Continue reading

EPİSTEME ve HAKİKAT

Batı düşünce tarihinde gerçeklik ve hakikat kavramları hususiyle teoloji ve felsefede aynı anlamlarda kullanılmıştır. Hristiyan felsefesinin erken dönem ilahiyatcıları istisna edilecek olursa batı düşüncesinde mutlak hakikat kavramı kuşku uyarmıştır. Litaratürü uzun uzadıya tetkik etmek yazının sınırlarını aşacaktır. Bu yazıda benim yapmak istediğim, İslam düşüncesindeki hakikat kavramıyla Fransız düşünür Michel Foucault’un… Continue reading